Village House Butik Otel |
Ürgüp'ün 11 kilometre güneyindeki Akköy, kendine özgü mimari tasarımı, coğrafyası, kültürü, eğitimli ve yetenekli insanlarıyla zamanında 'Doğu'nun incisi' olarak tanınan Kapadokya bölgesinin az bilinen kırsal yüzünü teşkil eder. 1924 yılında uygulanan Türk-Yunan nüfus mübadelesiyle vatanlarını terk etmek zorunda kalan Anadolu Rumlarından kalan kiliseler, okullar, köprü ve çeşmelerden oluşan bölge dokusu, mübadele ile Balkanlardan gelen ve Anadolu’nun civar bölgelerinden köye yerleşen Müslüman halk ile daha da renkli bir hal almıştır. Bugün Akköy'deki eşsiz taş binaların çoğu MEHMET SEVİNÇ isimli Türkmen bir taş ustası ve halen yaşamakta olan HASAN HÜSEYİN İNCE isimli Kayseri'nin yörük köylerinden gelmiş olan bir usta tarafından yapılmıştır. Ancak 1950’lerde başlayan köyden kente göç ile hemen hemen tamamen boşalan bu eşsiz beldede, taş duvarlar, sessiz patikalar ve bir de köyde yaşamakta ve köyü yaşatmakta direnen Mehmet Güleç gibi bir kaç sakin dışında, bugün tarih ve hatıralardan örülü büyülü bir sessizlik hüküm sürmekte. Kapadokya tarihi boyunca doğal değişimlerin yanı sıra birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış, Akköy de haliyle bunlardan fazlasıyla nasibini almıştır. Köyde, (M.ö.3000-1750) Asur ticaret kolonileri çağından kaldığı rivayet edilen bir saray yavrusu ve bunun para kuyusu, (M.ö.1750 - 1200) Hititler Döneminden kaldığı tahmin edilen kalıntı artıkları, (M.ö.585-332) Pers ve Kapadokya Krallığı ve daha sonra (M.S. 17-395) Roma Döneminden beri kullanılan taş döşeli patika yollar, (1071-1299) Selçuklu Dönemi ve daha sonra Osmanlı Rum mimarisi izleri taşıyan sivil mimari örnekleri bulunmaktadır. Köy mezarlığında, Hititlerden kalma bir geleneğe devam edilerek, kemik toplama ve biriktirme yöntemi kullanılarak ölü gömülmesi pratiğine halen devam edilmekte. Bölge toprağının önemli bir bölümü tüf dediğimiz volkanik külden oluşmakta ve köyde Village House da dahil olmak üzere şu anda ayakta duran hemen bütün evlerin önemli bir kısmı mağara özelliği taşımaktadır. |